Anasayfa Arama sonuçları
Sonucu Daralt
Toplam 40 kayıt bulunmuştur Gösterilen 1-20 / Aktif Sayfa : 1
Kanaat önderlerinin en belirgin özellikleri 1- İçinde bulundukları grupların her türlü sıkıntısına, neşesine, kederine, sevgisine ve mutluluğuna ortak olurlar. Dertleri ile dertlenir, sevinçleri ile sevinirler ve onların refah içinde sağlıklı yaşamalarına önem verirler. 2- Ülkesindeki ve ilindeki yenilikleri ve gelişmeleri takip ederler ve bu konuda gruplarını bilgilendirirler. 3-Toplumda, tereddütsüz sözüne güven duyulur ve Fikir üretme kabiliyetleri çok yüksektir. 4- Kendi grubunun kültürünü sahiplenir ve
78 TRL 120 TRL
Tükendi
Tanzimat'tan sonra Batı tesirinde ortaya çıkan ve gelişen Yeni Türk Edebiyatı içinde, bilhassa Mekteb ve Servet-I Fünun Edebiyatı, çok kısa bir zamanda yeni bir devir ve çığır açarak Yenileşme dönemi Türk Edebiyatı'nda büyük bir tesir meydana getirmiştir. Bu çalışma, servet-I Fünun Edebiyatı'nın öncü şahsiyetlerinden olan ve Servet-I Fünun şiir estetiği'nin kurucusu olduğu kabul edilen Cenab Şahabeddin'in, devrinde büyük yankılar uyandıran şiirleri üzerinde üslupbilimi açısından yapılmış bir çalışmadır. Da
18.06 TRL 27.78 TRL
Tükendi
“Ey şair! Ne yazarsan yaz, yazdığın ister millî ister gayri millî olsun; ister Yunan Edebiyatı’nı ister Japon Edebiyatı’nı terennüm et. Yalnız dikkat et, lisanın bizim lisanımız olsun. Bizim lisanımızla, halkın lisanıyla yazılmadıkça eserin ölüme mahkumdur. Ne yazacağına karışamayız, fakat lisanının konuştuğumuz Türkçe olmasını isteriz. İsteriz ki senin rübabını da işitelim.”
48.3 TRL 69 TRL
Tükendi
XXI. asra çok yaklaştığımız bu günlerde, belki on asırlık mazimiz, tahrip ve imha etmek yerine, imar ve ihya etmenin cazibedar keyfini ihtar ve telkin edici bir ibret tablosu olarak karşımızda durmaktadır. "Hür irfan" ve "hür vicdan" gibi aşina olmadığı değerleri sırtlanmak yerine, bu ibret tablosundan ders alarak gayretli ve mütevekkil kültürünün şerefli mirasını gururla taşıyacak şuurlu ve dinamik gençliğimizi meşakkatli bir vazife bekliyor:.. İnsanlık yarışında yeniden biz olarak var olmak için maziye ta
117 TRL 180 TRL
Tükendi
Şiir, "Güzellik güneşi"nin "söz iklîmi"ne aksedişidir. Ve her bir hakiki şiir, bu dünyayı daha aydınlık kılmak için o güneşe tutulmuş birer aynadır. Şairlerse, bu aynalarla bizim gözümüzü alan bir ışık cümbüşü oluşturan haşarı çocuklar... Bu ışık oyunu kiminin kaleminde bir havai fişek gösterisi, kimininkinde ise bir şehrayin... Bizim burada yapmaya çalıştığımız ise, güneşi yansıtan bu aynalara ikinci bir ayna tutmak. O aynaların ışığını farklı cihetlere, farklı açılardan bir nebze de olsa yöneltmeye çal
41.3 TRL 59 TRL
Tükendi
Roman, on sekizinci yüzyılın ikinci yarısından itibaren yeni bir tür olarak edebiyatımıza girmiş ve yüz elli yıla yaklaşan varlığı ile edebiyatımızda oldukça etkili bir yer edinmiştir. 40 Soruda Türk Romanı adlı bu çalışma, oluşum sürecini tamamlayan, anlattıkları ve anlatım teknikleri ile dünya romanın paralelinde bir gelişme gösteren, belirli ölçülerde kendine özgü nitelikler de kazanan romanımızı, kuruluş ve gelişim süreci, teorik tartışmaları, türleri, anlatma teknikleri, tipleri ve karakterleri, anlat
18.2 TRL 26 TRL
Tükendi
İnsan bir gün virgülü kaybetti. Virgül olmayınca noktalı virgül de yok oldu. Basit cümlelerle meramını anlatmakta zorlandı; istek ve tercihlerini söyleyemedi. Sonra noktayı da kaybetti insan. O zaman cümleler birbirine karıştı. Anlamsız ve sığ sözcüklerle duygularını ifade etmekte aciz kaldı. İnsan soru işaretini de kaybedince soru sormayı unuttu. Sorgusuz sualsiz, işittiği her şeyi tıpkı bir papağan gibi tekrarladı. Bir gün ünlemi de kaybedince heyecanları, hayret ve hayranlığı da kaybolup gitti insanın.
32.5 TRL 50 TRL
Tükendi
Bir araştırma konusu olarak "Tavsiye Kültürü", klasik devir müslüman edebiyatının sosyal hayatın ruhuna en çok dokunan, son derece fonksiyonel ve can alıcı konu başlıklarından biridir. O nedenledir ki, ilk asırlardan itibaren öğütleme geleneği bağlamındaki dini, edebi ve kültürel müktesebata islami kaynaklarda geniş bir yer ayrıldığı dikkat çekmektedir. Elinizdeki çalışma gerek nasihatname ve siyasetname örneklerinde, gerekse de başka edebi formlar içerisinde karşımıza çıkabilen bu zengin edebi temanın tari
35 TRL 50 TRL
Tükendi
Bir memleketin milli dili o memleketin bilfiil yaşayan, yani konuşulan ve yazılan, gönüllere ve zekaya hitap eden dildir. Ve dilin milliyeti, kelime unsurlarında olmaktan çok, büyümesinde ve üslubunda, umumi ahenk ve edasındadır. Nitekim mimari bir eserin milliliği, mesela Süleymaniye camimizin Türklüğü, taşında tokacında değil, inşası tarzında ve terkibindedir. Süleymaniye Camiinin taşı, mermeri şuradan, buradan getirilmiştir diye bunları söküp atmak, o canım şaheseri tahrib etmektir. Tıptı bunun gibi , Tü
25 TRL
Tükendi
İçinde bulunduğumuz modern çağda öyle bunaldık, modern kültür adıyla savrulduğumuz kültürsüzlük içinde öyle daraldık ki âsûde zaman ve mekânlardan bir teselli arar olduk. Hayhuy içinde hayatın manasını da lezzetini de yitirip yarış atı gibi sadece koşuyoruz. Edebiyatımızın gelmiş, geçmiş söz ustalarının eserlerinden seçilen eşsiz mısraların orijinallerinin ve aslına en yakın ifadelerle manalarının zevkle okunarak en güzel şekilde öğrenilmesi, onların "aşk" deyince, "maşuk" deyince neyi kastettiklerinin anl
26 TRL 40 TRL
Geleneklerine bağlı bir ailenin ilk kızı: Leyla... Bilindik bir Anadolu erkeği olan babasından sevgi görmek bir yana, sürekli şiddet görmüş; aşırı mutaassıp ve sevgisiz bir ortamda büyümüştür. Baskı altında büyüse de Leyla başına buyruktur, idealisttir. Zengin ve sağcı bir babanın kızı olmasına rağmen solcu ve fakir bir öğretmen ile evlenmek istemesi bir namus meselesi hâline gelir fakat o, kafasına koyduğunu yapar. Leyla'nın hayatında yeni bir sayfa açılır. Kendisini bir anda Hollanda'da bambaşka bir haya
24.5 TRL 35 TRL
Tükendi
Tiyatro eserleriyle Türk Tiyatrosunun kurucu müelliflerinden olan Üstad'ın, Tiyatro nedir? sualini, kuruluşundan günümüze tarihi bir perspektif içinde izaha kavuşturduğu eser, ilk olarak, 1964 yılında Aydınlar Ocağı salonunda konferans olarak verildi. "Sanat, tiyatronun da baş sermayesi olan kelâmın muhtelif formlarında, hikâye, roman, şiir vesâirede dâima bir, iki buudludur; üçe varmaz. Ve hayal ki, Allahın yarattığı muazzam sahnenin ismidir, orada kendisini hakikatteki, realitedeki katılığıyla tecessüm e
14 TRL 20 TRL
Necip Fazıl, 1974'te yazdığı "Halimiz" isimli şiirinde şöyle hayıflandığını görüyoruz: "Ruhsal, parasal, soyut, boyut, yaşam, eğilim... Ya bunlar Türkçe değil, yahut ben Türk değilim ! Oysa halis Türk benim, bunlar işgalcilerim; Allah Türk'e acısın yalnız bunu dilerim." Necip Fazıl, Türkçe'nin devlet ve aydınlar eliyle katledilmesine sessiz kalmamış, bu kültür vurgununu hem şiiriyle hem de yazılarıyla çok defasında gündeme getirmişti. Özleştirme gayretinin yanlış olduğunu, bunun çok ciddi problemlere yol aç
37.8 TRL 54 TRL
Tükendi
Platon'un Kratylos'u, dil felsefesinin başlangıç noktası, dilbilimin kaçınılmaz başvuru kaynağı, dille ilgili kafamızı kurcalayan onlarca sorunun ilk defa telaffuz edildiği metindir. Platon'un dil kullanımı Kratylos'un labirentlerinde rafine edilirken, aslında Klasik Atina'nın entelektüel çevrelerindeki en popüler tartışmalarından biri gözler önüne serilmektedir: Adların Doğruluğu. Kratylos, dilin bilimsel, felsefi, dinsel yönlerini sorgulayan bir dizi hâlâ cevapsız soruyla gündemdeki yerini korumaktadır. B
46.9 TRL 67 TRL
Tükendi
Platon'un Kratylos'u, dahiyane, ancak bir o kadar da bilmecemsi bir diyalogdur. Metindeki etimolojik araştırmanın sıradüzeninden, açıklamaların arkasındaki niyetin ciddiyetine, Sokrates'in tartışmada hangi safı tuttuğundan, Platon'un kasten gizlenen gerçek fikirlerine, sırlarla dolu bir atmosfer Kratylos'un satırlarında bile isteye oluşturulmuş gibidir. Bu sır perdesini kaldırmaya çalışan okuyucu ya da çevirmen her seferinde yeniden dilin içine davet edildiğini fark etmekten kendisini alamaz. Kratylos belki
67.9 TRL 97 TRL
Tükendi
Osmanlıların son dönemlerinde batılılaşma sendromu ile her alanda bir yozlaşma ve Frenkleşme bariz bir şekilde görülmeye başlayınca bu tür de gittikçe azalmış ve Cumhuriyet döneminde de kıblemiz tamamen batıya döndürülüp bütün millî ve mânevî değerler budanınca şâirler yönünden ?kırk hadîs" edebiyatı da tarihe karışmıştır. Ancak Cumhuriyet döneminin büyük şâiri Necip Fazıl Kısakürek, ilk defa 1951 yılında ?101 Hadîs Manzum Meal Tefsir" isimli eseriyle bu türe yeniden hayat vermeye çalışmıştır. Kısakürek seç
35 TRL
Tükendi
?Masamın üzerinde daima Yunus Divanı durur. Muhtelif yazarları okurken, ara sıra onu açar, çağımızdan ona haberler götürürüm. O, yüzyılların ötesinden gelen sesiyle bana cevap verir." Mehmet Kaplan Mehmet Kaplan Yunus hakkında birçok yazı yazmıştır. Bu yazılar Yunus'un şiirleri üzerindeki müstakil araştırmalar ve denemeler olmak üzere iki kümede toplanabilir. İncelemelerinde, şiirlerine göre yorumlayarak Yunus'un dünya görüşünü, sanat anlayışını, insan sevgisini, Türk kültür tarihi içinde nasıl ele alınması
59.5 TRL 85 TRL
Tükendi
Cumhuriyet dönemi fikir dergileri arasında ilk ismiyle Hareket Fikir ve Sanat veya son ve daha çok bilinen şekliyle Fikir ve San'atta Hareket'in çok özel bir yeri ve değeri vardır. Hareket dergisi milli şef döneminde neşredilen ve muhalif çizgisi olan nadir dergilerden biridir. Nurettin Topçu'nun 1939'da İzmir'de sürgündeyken çıkarmaya başladığı Hareket dergisi, neşriyatını aralıklarla da olsa yaklaşık kırk yıl sürdürmüş, Türkiye'nin tedirgin ve hareketli zamanlarında birçok farklı aydınını barındırmıştır.
129.63 TRL 185.19 TRL
Tükendi
Korku Kitabı, kültürümüzde korku ile ilgili birikimin kayda geçirilmesini amaçlamıştır. İlk yazılı kayıtlarda korku anlamına gelen kelimeler incelenmiştir. İnsanları ürküten hayvanların isimlerini telaffuz etmemek de bir korku ve tedbir alametidir. Kültürümüzde korkulan hayvanlara verilen bir hayli takma isim vardır. Kök salmış korkuları masallarda tesbit ediyoruz. Klasik edebiyat ve modern dönem romanları da elbette korkulara değiniyor. Çünkü korku yaşamın çok gerçek bir parçasıdır. Kitabın Korku Hikayel
117 TRL 180 TRL
Tükendi
Yılan Kitabı, kültürümüzde yılan, ejderha, şahmaran, evren ile ilgili birikimin bir araya getirilerek kayda geçirilmesi amaçlamıştır. Yakındoğu kültüründe yılan ölüm ile yaşam arasındaki sınırı temsil eder. Bünyesinde tezatları barındırır. Yer altında yaşadığı için ölüm ile ilişkilidir. Şaman davuluna yılan resmedilmiştir, şaman kıyafetinde yılanı temsil eden saçaklar sarkar. Uğursuz addedilir ama her bahar kabuk değiştirdiği için bereketi temsil eder. Tıbbın, eczacılığın sembolüdür. Efsanelerde, destanl
97.5 TRL 150 TRL
Tükendi
Toplam 40 kayıt bulunmuştur Gösterilen 1-20 / Aktif Sayfa : 1