Anasayfa Arama sonuçları
Sonucu Daralt
Toplam 121 kayıt bulunmuştur Gösterilen 1-20 / Aktif Sayfa : 1
 %  35
Entegrizm
Entegrizm, modern hayatın kendi dinamikleri içerisinde meydana gelen her türlü değişim ve gelişime karşı bir direnç geliştirme durumudur. Dahası siyasi veya dinî bir anlayışı tarihin bir önceki döneminde sahip olduğu kültür yapısı veya kurumlarıyla özdeş kılmaktır. Bu hâl siyasette de, devlette de, dinde de karşımıza çıkabilir. İster Yahudi ve Hristiyan kökenli olsun, ister İslam kökenli olsun tüm entegrizmler gelecek için büyük tehlike oluşturur. Entegrizmlerin başarıya ulaşması bütün toplumların kendi içl
18.2 TRL 28 TRL
 %  35
Aforozdan Diyaloğa
Başka dünyalar arasındaki müşterekleri eleştirel bir perspektiften bakarak yakalamak, buluşma noktaları aramak hayli meşakkatlidir. Bu ortak noktaların arayışına girmenin, her şeyden önce sorgulayan ve hakikati pusula edinen bütünlüklü bir anlayıştan geçtiğini düşünmek için elimizde pek çok neden var. Roger Garaudy felsefi teolojik yönü öne çıkan Aforozdan Diyaloğa kitabında Marksist ve Hristiyan entegrizmlerini tartışmaya açıyor. Entegrizmleri aşmak için gelenek, hümanizm, mitoloji, bilim, eşitsizlik, siya
11.7 TRL 18 TRL
 %  35
Tasarımın İhtişamı Evrimin Tutarsızlığı
Evrimcilerin tutumları hakkında şunları söyleyebiliriz: *Evrimciler kainatta olan biten her şeyin başıboş bırakıldığına inanır. lar. Dünyanın en karmaşık olgusu olan canlılığın tesadüflerle ortaya çıktığını açıklamaya çalışırlar. *İndirgemeci ve hayati basite alan bir mantıkları vardır. *Evrim aynı dinler gibi bir inanç sistemidir yani negatif bir dindir. *Evrim inancı bilim değil ideolojik saplantıdır. Ateizmin maskelenmiş görüntüsüdür. *Evrimci en ufak fikri olmadığı veya bir delille ispatlayamadığ
19.5 TRL 30 TRL
 %  35
Görgü ve Nezaket Metodolojisi
Huzur ve güveni oluşturabilmek için bize hediye ve emanet edilmiş dünya üzerinde bize yakışır bir medeniyet ortaya koyabilmek için ilişkile- rimizi bir değerler örgüsü içinde yürütmemiz gerekmektedir. Aksi takdir- de bugün yaşanılan güvenden hoşgörüden sevgi ve saygıdan nasipsiz; her an kopmaya düşmanlığa dönüşmeye meyyal ilişki ve beraberlikler kaderimiz olmaya devam edecektir. Dost dostu aramayacak akrabalar birbirini tanımayacak anne babanın ahı hiç bitmeyecek insan insandan kaçacaktır. Toplumda neşe mut
39 TRL 60 TRL
 %  35
İnşa Eden Sorular
Kitabın içinden bazı başlıklar:Müslümanlar kadere inanıyor mu?Nebiler geleceği bilebilir mi?Namaz Kur'an'da var mı?Ahirette şefaat var mı?Mehdi gelecek mi?Çağrılar neden karşılık bulmuyor?İmtihan bitmeden kalpler mühürlenir mi?Halife olmaktan niçin korkarız?Kur'an Kadınları Dövün der mi?
19.5 TRL 30 TRL
 %  35
Gençlerin Modern İzmlerle İmtihanı
Modern zamanlarda Batı dünyasında, Protestanlığın ortaya çıktığı 16 yüzyıldan beri konuşulan Teizm, Deizm, Panteizm, Ateizm ve Agnostisizm gibi meseleler Türkiye'ye ya çok geç yansıdı ya da derinlemesine tartışılmaksızın gündeme geldi ve geçiştirildi. Ama bugün öyle bir noktaya geldik ki, artık bu sorunlar daha fazla ötelenemez bir hâl almıştır. Teoloji, sanıldığı gibi sadece ilâhiyatçıları ilgilendiren bir konu değildir. Teolojinin insana ve topluma bakan bir yüzü de var ve özellikle bu yönüyle konu sosya
11.7 TRL 18 TRL
 %  35
Çaylak ile Filozof - 4; Güzellik, İyiliktir
Kalbim kırılmış falan değildi. Aynaya baktığımda ne gördüğümün gayet farkındaydım ben. Gözlüklerimi çıkardığımda hafif şaşı oluyordum. Kulaklarım biraz kepçeydi. Kollarım ve bacaklarım güçsüzdü. Solucan kadar zayıftım ve boyum da bir türlü uzamıyordu... Sesim ise belki bir süre sonra değişecekti ama bir saksağanınki kadar çirkindi. Sivilcelerim vardı. Ve her geçen gün sayıları artmaktaydı. Saçım da iki tepeliydi. Onları ne tarafa taramam gerektiğine bir türlü karar verebilmiş değildim. Bütün bunlar yetmezmi
11.7 TRL 18 TRL
 %  35
Kendini Aramak
İnsan başlangıç ile son arasında bu-ara-da seyrettiği, kendiyle başlayıp yine kendiyle bitirdiği hayat yolculuğunda kendi olmak, kendi kalmak, kendi ölmek için ne yapabilir? Kendilikiyle sımsıkı bağlı bilgiye erişmek, edindiği bilgiyle eylemek onu nereye taşıyabilir? Vahşi kapitalist dünya; duyu, duygu, düşünceden mürekkep insanın hangi zaafları üzerinde yükselir? Din, felsefe, bilim ve sanat insan olmaklıka nerede, ne zaman ve nasıl hizmet eder? Bu deneme tüm bu sorular ile 21. yüzyılın muzdarip ikliminde
15.6 TRL 24 TRL
Tükendi
sonsuz olan mutlak âlem ile sonlu olan bireyin edimi (fiil), tinsel bir edimdir. Bunu ancak iman şövalyesi gerçekleştirebilir. Etik kategoride birey 'trajik kahraman' iken; iman hamlesini gerçekleştiren birey artık bir iman şövalyesidir. Çünkü o, İbrahim gibi en sevdiği şeyden feragat edecek kadar cesurdur. Dünyevi olarak sınanabileceği en korkunç ödevle karşı karşıyadır. Bu ödev; Korku ve titremedir. Kierkegaard'ın iman şövalyesi olarak tanımlamasında bir anlam bütünlüğünü görüyoruz: Şövalye cesareti çağrı
20 TRL
 %  35
Çağdaş Türk Düşüncesi Üzerine
Osmanlı'dan Cumhuriyet'e uzanan düşünce hayatımız, Batı düşüncesinin yeni ve bize özgü şekilde sahiplenilmesi, bilim ve terakki anlayışı, aydına yüklenen anlam, siyasal eğilimleri, sanata ve hayata bakışta yeni yaklaşımların arayışı anlamına gelmiştir. Tüm bunlarda yerleşik kavramlara ilişkin yenilenme anlayışı öne çıkmıştır. Düşünürler varoluşla, eylemle ve ahlakla farklı bir ilişki tarzı önermek istemiştir. Ahmet Çapku Çağdaş Türk Düşüncesi Üzerine adlı eserinde Tanzimat sonrasında öne çıkan düşünürlerin
19.5 TRL 30 TRL
 %  35
Ahlak Sorunsalı; Batı Modernitesinin Ahlaki Eleştirisine Bir Katkı
Ahlak bireyin amel aracılığıyla kendini gerçekleştirmesini ifade eder. Bu yönüyle insanın özü ve onu diğer canlılardan ayıran temeldir ahlaklılık. Akıllılık da dâhil olmak üzere tüm insani vasıfların kendisinden neşet ettiği bir niteliktir. Ancak meseleye yüzeysel bakan modernler bunu reddederler, dünya hakkındaki zanlara zemin hazırlayan soyut akıl üzerinde ısrarcıdırlar. Bu ise görecelik başta olmak üzere ahlakla ilgili fikrî karmaşayı beraberinde getirir. Taha Abdurrahman'ın Ahlak Sorunsalı kitabına da y
26 TRL 40 TRL
 %  35
Kriz Yazıları
Kriz kendi içinde çözümü barındırır. Yabancılaşmayı beraberinde taşıyan her olay, olgu ve durum krizin habercisidirler. Kendi otantik doğasının dışına yönelik her hamle yabancılaşmayı ve beraberinde krizi tetikler. Mevcut kültürler ideolojik bir yapıya büründüğü andan itibaren krizin varlığına delil olurlar. İdeoloji, süreklileşen bir çatışmayı beraberinde taşır. Bu yüzden ideolojinin olumlu yanından çok olumsuz boyutu daha çok gündeme taşınmalıdır. Türkiye'de ideolojik, siyasi ve sosyolojik krizin nedeni
19.5 TRL 30 TRL
 %  35
Eleştiri Ahlakı
Eleştirel düşünce, bir toplumun dinamizmini sağlayan, entelektüel hayatı çölleşmekten koruyan, yeni yorumların ve çözüm yollarının ortaya çıktığı bir ortam yaratır. Eleştirel düşünce siyasette çoğulculuğu, ekonomide verimliliği, toplumsal yaşamda birlikte yaşama ortamını, entelektüel felsefi anlamda yeni yorumları, dini anlamda içtihat geleneğinin canlanmasına katkıda bulunur. Aliya İzzetbegoviç'in Ben olsam, Müslüman Doğu'daki bütün mekteplere eleştirel düşünce dersleri koyardım. Batı'nın aksine Doğu bu
26 TRL 40 TRL
 %  35
Dini Amel ve Aklın Yenilenmesi
20. yüzyılı büyük yıkımlara uğratan araçsal akılla ilgili pek çok eleştiri yapıldı. Hem Batı dünyasında hem de İslam dünyasında meydana gelen sorunları ele alırken kaba bir akılcılıkla yetinilmemesi gerektiği anlaşılmış durumda. Artık hemen herkes ahlaken temellendirilmiş bir dünya görüşünü şu ya da bu şekilde benimsiyor. Faslı dil, mantık ve ahlak filozofu Taha Abdurrahman Dinî Amel ve Aklın Yenilenmesi adlı eserinde tam da bu konular üzerinde duruyor. İslami uyanışa felsefi temeller kazandırmak amacıyla
26 TRL 40 TRL
 %  35
Hukuk Felsefesi
Hukuk Felsefesi, bir yandan mevcut hukuk sistemlerinin temel varsayımlarını sorgularken diğer yandan da ideal bir hukuk sistemine ulaşmanın imkânlarını araştırır. Bu iki çalışma çoğu zaman yan yana gider. Mevcut hukuk sistemi, toplumsal ihtiyaçların bir eseridir. Bunu akademi yıllarında hukuk dersimizin ilk tartışmalarında öğrenmiştim. Daha ilk derste hoca bize bir ödev vermiş ve tartışmak üzere bizi gruplara ayırıp sınıf dışına göndermişti. Ödev kurgusal bir olay üzerine kurulmuştu: Uçakla bir Uzak Doğu ül
11.7 TRL 18 TRL
 %  35
Tarih Felsefesi
Hukuk Felsefesi, bir yandan mevcut hukuk sistemlerinin temel varsayımlarını sorgularken diğer yandan da ideal bir hukuk sistemine ulaşmanın imkânlarını araştırır. Bu iki çalışma çoğu zaman yan yana gider. Mevcut hukuk sistemi, toplumsal ihtiyaçların bir eseridir. Bunu akademi yıllarında hukuk dersimizin ilk tartışmalarında öğrenmiştim. Daha ilk derste hoca bize bir ödev vermiş ve tartışmak üzere bizi gruplara ayırıp sınıf dışına göndermişti. Ödev kurgusal bir olay üzerine kurulmuştu: Uçakla bir Uzak Doğu ül
11.7 TRL 18 TRL
 %  40
Muhteşem Tasarım; Rastlantı mı? Zorunluluk mu?
Zamansızlıktan zamanın doğduğu; maddesizlikten maddenin ortaya çıktığı; boyutsuzluktan boyutların varlığa geçtiği; kuvvetsizlikten kuvvetlerin vücuda ulaştığı; şekilsizlikten şekillerin oluştuğu; renksizlikten renklerin; sessizlikten seslerin meydana geldiği; aklın alamayacağı, zihnin kavrayamayacağı bir olay! Müthiş bir mucize! Var olmanın, varlığa geçmenin; uyanışın, haykırışın, çığlığın; benliğin, beraberliğin ve bütünlüğün göz kamaştıran ihtişamı! Küçücük bir tohuma gizlenmiş koskoca bir Kâinat! Olumlar
28.8 TRL 48 TRL
 %  40
Hayalin Derinlikleri A'mâk-ı Hayal
II. Meşrutiyet devrinin önde gelen İslâmcı fikir adamlarından Şehbenderzâde Ahmed Hilmi'nin eserleri arasında ayrı bir yeri olan A'mâk-ı Hayâl, bu dönemde Osmanlı toplumunda yeni yeni görülmeye başlayan materyalist görüşe karşı kaleme alınmış tezli bir eserdir. Bütün eser boyunca ruh ve kâinatın sırrı, yaratılışın gayesi araştırılarak maddeci görüşün sığlığı ve insanı saadete ulaştırmakta yetersiz kaldığı ortaya konur. Buna göre, kâinatta olan biteni anlamak ve hadiseleri doğru değerlendirmek için vahdet-i
10.8 TRL 18 TRL
Tükendi
 %  40
Zekiler Kitabı
Kitabu'l-Ezkiya (Zekiler Kitabı) zeki insanların zeka pırıltılarıyla dolu hikayelerini anlatarak zekayı ve derin anlayışı yücelten bir eserdir. Peygamberler başta olmak üzere insanlığın hemen her seviyesinden zeka örnekleri verilen bu eserin amacını İbnü'l-Cevzi şöyle özetliyor: Bu kitapla üç şeyi yapmak istedim: 1. Kıssalarını anlatmak suretiyle bu nitelikteki insanları tanıtıp kıymetlerini takdir etmek, 2. Onların seviyesine çıkma kabiliyeti olan insanların ufkunu açmak, 3. Zekasına erişemeyeceği insanlar
13.2 TRL 22 TRL
 %  35
Toplum Felsefesi
İnsan ve toplum, bir madalyonun iki yüzüdür. İnsanı tanımak toplumu tanımak, toplumu tanımak da insanı tanımaktır. Felsefe dizimizin ilk kitabını insanla başlatmıştık, şu an toplum kitabıyla karşınızdayız. Önceki kitaplarımızda olduğu gibi en temel soruları bu kez toplum konusunda sorduk ve mümkün olduğunca cevaplandırmaya çalıştık. Toplumu felsefi açıdan ele almak, toplum hakkındaki düşüncelerimizi temelden sorgulamaktır. Her şeyin temelden sorgulanması, günübirlik ezberlerin bozulmasını ve gözden geçirilm
11.7 TRL 18 TRL
Toplam 121 kayıt bulunmuştur Gösterilen 1-20 / Aktif Sayfa : 1